HOT Fitness - шаблон joomla Joomla

Carrera Blog

Fonksiyonel Egzersizler Ve Fitness

 Fonksiyonel egzersiz kavramı bu gün sağlık ve fitness endüstrilerinde en sık kullanılan moda terimlerden birisidir. İyi niyetlerle oluşturulan bu çalışma tarzı, ne yazık ki zamanla dinleyicilerin %90’ından fazlasının ne anlama geldiğini bilmediği bir terim haline geldi. Eğer bu kavramı 5 ayrı fitness uzmanına sorarsanız, beş farklı yanıt alabilirsiniz. “Doğal çalışmak”. “Hareket odaklı çalışmak”. “Core stabilitesi için çalışmak”. “Gerçek dünyaya hazır olacak şekilde çalışmak”. “Tüm bedeni çalışmak”. Ve benzerleri.

 

Dolayısıyla yazımızda hedefimiz, bu anlam karmaşasına bir son vererek fonksiyonel egzersizin tam olarak ne anlama geldiğini belirtmek ve siz okurlara spor yapacağınız kurum ve kişileri daha bilinçli seçebilmenizi sağlamak olacaktır.

 

Her türlü egzersiz, aslında tamamen uygulayıcının amacına odaklı olarak hazırlanmalıdır. Fonksiyonel olsun olmasın bu durum her zaman geçerlidir. Kişi ister cross fit salonunda çalışsın, ister pilates dersi alsın isterse vücut geliştirme hareketleri yapıyor olsun ilgili eğitmen program sonunda öğrencisinin hedeflerini dikkate almak durumundadır. Bu nedenle fonksiyonel egzersiz aslında egzersizin türü ya da kullanılan cihazın ne olduğu ile ilgili değildir. Bunun yerine egzersizleri yapacak kişinin sağlık hedefleri ne ise (kilo vermek, güç kazanmak, kardiyovasküler sağlık, postürü geliştirmek vs.) buna en uygun yaklaşımların kullanılmasıdır.

 

Dolayısıyla işinde iyi olan uzmanlar “fonksiyonel egzersiz” kavramı yerine “fonksiyonel sonuç”, “fonksiyonel kazanım” ya da “fonksiyonel performans” gibi tabirlere odaklanırlar. Hareket ve egzersizleri de buna göre seçerler. İnsan vücudunun fonksiyonel kazanımları genellikle iki şekilde olur:

 

1. Doğrudan kazanımlar:


Bu kısım egzersizlerden alınacak etkinin kişinin spor dalı ya da günlük yaşantısına en yakın olması durumudur. Doğrudan kazanımları veren egzersizlere aynı zamanda “spor spesifik” egzersizler de denilmektedir. Her ne kadar “fonksiyonel” tabiri son yıllarda ortaya çıkan bir kavram olmasına rağmen “spesifik” kavramı dünya çapındaki ünlü antrenörler tarafından uzun yıllardan beri kullanılmakta olan bir kavramdır. Bununla ilgili en iyi örnek, sıçramasını geliştirmek isteyen bir sporcunun çömelme (squat) egzersizini kullanarak çalışması olarak gösterilebilir.

 

2. Dolaylı yoldan olan kazanımlar:

 

Diğer klasik vücut geliştirme egzersizleri de bu guruba girer. Bazı uzmanlar bu egzersizleri yeterince fonksiyonel olmadığı için kötülerler ya da programlarında kullanmazlar. Ancak yazımızın başında da belirttiğimiz gibi asıl amaç nihai gelişim olduğundan doğrudan ya da dolaylı kişiye katılabilecek bütün faydalar değerli olacaktır. Dolaylı yoldan kazanımlar kişinin spor dalı ya da günlük yaşamdaki hareketini aynen taklit etmese dahi, kas kazanımı arttırdığından, bağ dokuları geliştirdiğinden, kemik yoğunluğuna katkı sağladığından ya da motor ünite katılımını iyileştirdiğinden ilerde kişiye eninde sonunda fonksiyonel kazanım sağlayacaktır. Tıpkı göğüs ile itiş (bench press) egzersizinin bir ev kadınının genel üst vücut kuvvetine katkı sağlamasında olduğu gibi.

 

Sonuç olarak fonksiyonel egzersiz artık bütün dünyada tanınan ve fitness dünyasında geniş uygulama alanı bulan bir yaklaşımdır. Bu kavramı daha iyi anlayabilmek için egzersizden çok bireylerin sağlık hedefleri göz önüne alınmalıdır. Kişinin kendisine ve eğitmenine sorması gereken en önemli soru şudur: “Bu egzersiz, doğrudan ya da dolaylı olarak benin hedefime nasıl bir katkı sağlayacak?” Eğer sizi çalıştıran kişi gerçekten işinde uzman ise bu soruya net ve açıklayıcı bir yanıt verebilmelidir.

 

Sonuç olarak fonksiyonel egzersiz artık bütün dünyada tanınan ve fitness dünyasında geniş uygulama alanı bulan bir yaklaşımdır. Bu kavramı daha iyi anlayabilmek için egzersizden çok bireylerin sağlık hedefleri göz önüne alınmalıdır. Kişinin kendisine ve eğitmenine sorması gereken en önemli soru şudur: “Bu egzersiz, doğrudan ya da dolaylı olarak benin hedefime nasıl bir katkı sağlayacak?” Eğer sizi çalıştıran kişi gerçekten işinde uzman ise bu soruya net ve açıklayıcı bir yanıt verebilmelidir.

 

Fitside eğitmenleri sorularınıza net ve açıklayıcı cevaplar verecek eğitim ile donatılmıştır.

 

Fonksiyonel antrenmanın normal fitness hareketlerinden farkı nedir?

 

• En basit hareketi yapabilmek için farklı kas grupları senkronize olarak çalışır. Bazı kaslar gerilirken diğerleri gevşer, bazıları rotasyon yapar, eklemler ve tendonlar buna göre şekil alır. Makinalarla yapılan vücut geliştirme hareketleri, senkronize olarak çalışması gereken bu kas gruplarını birbirlerinden yalıtılmış bir şekilde güçlendirmeyi hedefler. Eğer fonksiyonel bir hareketi (şınav, barfiks) tamamlayabilmek için hangi kas gruplarını ayrı ayrı güçlendirmeniz gerektiğini bilmiyorsanız, gerekli kas gruplarından birini güçlendirmeyi başaramayabilirsiniz. Bu durumda fonksiyonel bir hareketi tamamlamak için gereken kas grupları arasında güç farklılıkları ortaya çıkar. Bu da eklemlere, tendonlara ve güçsüz kaslara haddinden fazla yük binmesine neden olur ki bu da ciddi sakatlanmalara yol açabilir.

 

• Fonksiyonel antrenmanlar sayesinde siz farkında olsanız da olmasanız da, hareketler doğal akışında yapılır ve küçük büyük bütün kasların doğru oranda, doğru sırayla çalışması sağlanır.

 

• Kaslarınızı birbirinden izole olarak çalıştırdığınızda, vücudunuzdaki kas simetrisini kaybetme ihtimaliniz de vardır. Örneğin makina ile göğüs kasınızı çalıştırırken sağ göğsünüz büyük işi üstlenirken sol göğsünüz güçsüz olduğu için yükü sol kolunuza bindirebilir. Bu da sağ ve sol göğsünüz arasında hem performans hem de görüntü açısından bir asimetri yaratır. Fonksiyonel antrenmanlar sayesinde bu ihtimal azalır.

 

 • Güç asimetrisi çok daha ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Örneğin sol ve bacaklarınızın esneklikleri farklıysa yürürken dahi bir bacağınıza daha fazla yük bindirebilirsiniz. Bu farklılık uzun vadede tendonlarınıza, ayak kaslarınıza ve omurganıza yük bindirir ve asimetriyi iyice arttırır. Duruşunuz (postur) öne, arkaya ya da yanlara doğru kayabilir.

 

Partnerlerimiz

BarçınFolkartİnteraktif Medya Ajansi

Kısaca Biz

Carrera efsanesi, 1950 yılında Pan-American Otobanı'nın Mexican bölümünde yapılan yarış kutlamasından sonra ‘’Carrera Panemerica’’ ismini alarak doğmuş, 1954 yılında da Hans Herrman’ın elde ettiği üçüncülükle bu başarı pistlere taşınmıştır. Yıllar içinde, araba ve moda başta olmak üzere birçok alanda yer alan "Carrera" markası, herkes için bir tutku haline gelmiştir.

Buralardayız

Bekliyoruz

Pazartesi
06:00 - 23:00
Salı
06:00 - 23:00
Çarşamba
06:00 - 23:00
Perşembe
06:00 - 23:00
Cuma
06:00 - 23:00
Cumartesi
08:00 - 22:00
Pazar
08:00 - 22:00

Instagram